Güncel

YORUM | Kaza süsü verilen çocuk katliamları…

"Çocuk ya da yaşlı demeden katleden bir anlayışın hakim olduğu cumhuriyet tarihinin en sinsi döneminlerinden birindeyiz. Devlet, insanları katlettiğini bir yandan gizleme gereksinimi dahi duymazken bir yandan da yaşananları çarpıtmak için türlü oyunlar sergilemektedir"

Kürdistanı’nda bir çocuk daha devletin kolluk kuvvetleri tarafından katledildi. İşgal ve ilhak gerçekliğinin ve bunun yarattığı derin çelişki ve çatışma halinin bir yansıması olarak, Kürdistan’da ağır silahlarla, zırhlı araçlarla polis ve askerin devriye gezmesi, bölgenin “normal” hâline gelmiştir.

TC, Kürt ulusunun direnişi üzerinde ideolojik tahakküm kuramamasına paralel, kolluk gücü aracılığıyla sindirme anlayışının uygulamalarını devreye sokuyor. Kürt illerinde her türlü şiddet biçimini kullanarak sürdürmek istediği iktidarının sağlam bir zeminden uzak olmasını, yıllardır süren mücadeleyle ilişkilendirmek mümkün. Mücadele geliştikçe hakim sınıfların saldırısı da buna paralel azgınlaşıyor.

Çocuk ya da yaşlı demeden katleden bir anlayışın hakim olduğu cumhuriyet tarihinin en sinsi döneminlerinden birindeyiz. Devlet, insanları katlettiğini bir yandan gizleme gereksinimi dahi duymazken bir yandan da yaşananları çarpıtmak için türlü oyunlar sergilemektedir.

Geçmişte katlettikleri insanların yanına silah bırakarak terörize etme, suçlama pratiğini bugün zırhlı araç ile katledilen Miraç üzerinden ama çok daha adice uygulandığını görüyoruz. Yaşadığı mahallede bisiklet sürerken polislerin kullandığı zırhlı aracın çarpması sonucu katledilen bir çocuk olan Miraç, katil polislerin aklanması niyetiyle suçlanmakta.

Olaya dair trafik polislerinin hazırladığı tutanakta; “Kaza yerinde yapılan inceleme ve araştırmada 73/A 0107 plakalı İdil Emniyet Müdürlüğüne ait resmi aracın sürücülüğünü yapan M.K.’nin İdil İlçe merkezi Turgut Özal Caddesi ile 533 sokak kavşağı kesiştiği noktada doğru istikametinde seyir ederken gidiş istikametine göre sol taraftan gelip 533 sokak üzerinden Turgut Özal caddesi kavşağına doğru gitmekte olan motorsuz bisiklet sürücüsü Miraç Miroğlu’nun dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu DUR trafik işareti levhası bulunduğu halde durmayarak doğru istikametinden giden 73/A 0107 plakalı resmi aracın sol ön kısmında çarpması neticesinde çift taraflı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği tespit edilmiştir” değerlendirmesi yapıldı.

Olayın tanıkları, zırhlı aracın hızlı gittiğini ifade ederken yetkili “makamlar” ise aracın yavaş gittiğini söyleyerek gerçeği inkar ediyor. Miraç Miroğlu’nun babası ise “araç yavaş gitseydi benim çocuğumun terliği dama çıkmazdı, çocuğum 11 metre fırlamış, bisikleti 4 parçaya ayrılmış, ben kendi gözümle görüyorum” diyerek tepki gösterdi.

İHD Diyarbakır Şubesi’nin hazırladığı rapora göre ise son 10 yıl içinde zırhlı araçların karıştığı 63 kazada, 16’sı çocuk, 6’sı kadın olmak üzere toplam 36 kişi ölmüş, 85 kişi de yaralanmıştır.

 

İşte birkaç örnek;

– 6 yaşındaki Efe Tekin, 6 Haziran 2018’de TOMA çarpması sonucunda yaşamını yitirdi. Tekin’in 65 yaşındaki dedesi Mehmet Tekin de torununun ölümünden 15 ay önce yine zırhlı aracın çarpması sonucu ölmüştü. Tekin’i ezerek ölümüne neden olan polis İ.A. hakkında “taksirle ölüme neden olma” suçundan 2 ila 6 yıl arasında hapis istemiyle dava açıldı. Geçtiğimiz hafta ortaya çıkan bilirkişi raporunda ise Efe Tekin “asli”, polis “tali” kusurlu bulundu.

– Şırnak Silopi’de 2017 yılında 7 yaşındaki Muhammet ve 6 yaşındaki kardeşi Furkan Yıldırım odalarında uyurken evin duvarına çarpıp içeri giren panzerin altında kalarak öldüler. Cizre 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan polis hakkında beraat kararı verildi. Dava sırasında zırhlı aracı kullanan polisin sertifikasız olduğu ortaya çıkmıştı.

– 2018 yılında Şırnak’ın Cizre ilçesinde 5 yaşındaki zırhlı aracın çarpması sonucu Onur Özalp, ağır yaralandı. Özalp kazadan 9 ay sonra vefat etti.

Güvenlik adı altında devriye atan zırhlı araçların polislerin estirdiği terör faaliyetinden birkaçı sadece bunlar. TC, yıllar boyu sürdürdüğü, Kürt ulusunu inkar etme, yok sayma savaşında geçmişte Uğur Kaymaz’ı, Ceylan Önkol’u Cemile Cağırga’yı türlü yöntemle katlettiği gibi hala Kürt gençlerini, çocuklarını katletmeye devam ediyor.

Faşist TC devleti, Kürt halkına dönük açıktan katletme politikalarına zırhlı araçlarıyla kaza süsü vermektedir ve bu katliamlardaki cezasızlık politikasıyla yeni katliam talimatları vermektedir. Çocuk ya da yaşlı demeden her yaştan Kürde düşman olan bu sistemin faşist politikalarına karşı, topyekûn, varımızla yoğumuzla direniş parolamız olmalıdır.

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Diğer içerik
Kapalı
Başa dön tuşu