Güncel

22. Yılında Ulucanlar Şehitleri Ölümsüzdür

26 Eylül 1999 tarihinde devlet tarafından Ulucanlar Katliamı’nda şehit edilen 10 devrimci Ankara Karşıyaka Mezarlığı’nda anıldı.

Partizan, BDSP, Alınteri, SMF, HDP Ankara İl ve Kaldıraç’ın ortak örgütlediği anma Önder Gençaslan, Mahir Emsalsiz ve İsmet Kavaklıoğlu’nun Karşıyaka’da bulunan mezarları başında gerçekleştirildi.

Anma saygı duruşu ve sloganlarla başladıktan sonra basın açıklamasıyla devam etti. Okunan açıklamada; “‘Sayım vermiyorlar, kaçacaklar’ gerekçesiyle vahşi katliama sözde gerekçe hazırlandı. Katletmek için gelmişlerdi. “20-30 kişiyi gözden çıkardık, çekinmeyin” diye emirler aldıkları telsiz konuşmalarına kadar yansıyordu. Katledileceklerin isimleri saldırı anında önden haykırılıyordu. Saldırıdan yaralı kurtulanlar hapishane hamamına götürülerek burada işkenceye devam ediliyordu. Ulucanlar’a saldırı için ortaya konan gerekçelerin yalan olduğu ilerleyen süreçte bir bir ortaya çıktı. Devletin asıl hedefi gerçekleştirdiği saldırı ve vahşi katliamla tutsakları teslim alabilmek ve tüm topluma gözdağı verebilmekti. Ulucanlar katliamı öncesi dönemin başbakanı Ecevit, efendisi ABD’ye gitmeden önce “İçeriye hakim olmadan, dışarıya hakim olamayız.” diyerek asıl hedefin ne olduğunu ortaya koymuştu.” sözleriyle aslında devletin Ulucanlar’a neden saldırdığından bahsedildi.

Açıklamada şunlar kaydedildi:

“Devletin katliam tarihinde Ulucanlar ne ilkti ne de son olacaktı. Öncesi ve sonrasında yaşanan hapishane katliamları bunun bir göstergesidir. Katliamlar sadece hapishanelerle sınırlı değildir. Devlet ihtiyaç duyduğu her an katliam silahına sarılmaktadır. Kimi zaman resmi kimi zaman sivil tetikçiler eliyle gerçekleştirilen katliamlarla devrimci, ilerici güçler sindirilmeye ve yok edilmeye çalışılarak toplumun geniş kesimlerine gözdağı verilmek istenmektedir. 19 Aralık, Roboski, Gezi, Suruç, Ankara Gar, Deniz Poyraz ve daha nice katliamlarla toplum susturulmaya, öncüleri teslim alınmaya çalışılmıştır. Devrimci ilerici güçlere dönük gözaltı ve tutuklama saldırıları her geçen gün artmakta, muhalif tüm sesler susturulmaya çalışılmaktadır. Şimdi zaman baskı ve katliamlara, sömürü düzenine, Kürt halkına dönük imha ve inkâra karşı Ulucanlar’ın yarattığı devrimci siper yoldaşlığı ruhuyla mücadeleyi büyütme zamanıdır. Bu bilinçle Ulucanlar direnişini selamlıyor ve şehitlerimizi saygıyla anıyoruz.”

Mezar başı anması sonrası katliam tanıklarının konuşması ve müzik dinletisi gerçekleştirildi.

Daha sonra ise kitle 1997 yılında TİKKO saflarında Karadeniz’de şehit düşen halk savaşçısı Özgür Kemal Karabulut’un (Bakış) mezarına geçilerek anma yapıldı. Partizan adına yapılan konuşmada, “Bakış yoldaşın gözüne uyku girmezdi ki hapishanelerdeki, dağlardaki yoldaşlarım ne haldedir diye. Böyle bir insana zaten şehirler dar gelirdi. Gençliğin dinamizminden aldığı güçle gittiği Karadeniz dağlarında yiğitçe düştü toprağa.. Her zaman bizimle ve mücadelemizde yaşayacak. Özgür Kemal yoldaş ölümsüzdür!” denildi.

Anne Sultan Karabulut ise, “Onlar bizim kır çiçeklerimiz, asla ölmediler hep bizimleler. Onlar için devrime ulaşmalıyız, faşizmi döktüğü kanda boğmalıyız’” şeklinde konuştu.

Konuşmaların ardından ‘Devrim Şehitleri Ölümsüzdür’ ve ‘Anaların Öfkesi Katilleri Boğacak’ sloganları atılarak anma sonlandırıldı.

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Diğer içerik
Kapalı
Başa dön tuşu